Fransa günlüğü Temmuz

02 Temmuz 2012

Natural Games bitti, bende bittim… Dört gündür toplam on saatten daha az uyuyarak heder olmuş durumdayım ama burada olduğum için çok mutluyum… Daniel Du Lac ile Millau’dan Fugeres’e doğru yol alıyoruz ama ben arabada iki saat boyunca uyuyorum. Eve vardığımızda düğün için olan hazırlıklara kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ben biraz çalıştıktan sonra az da olsa uyumak istedim ama 18.00’da daldığım uykudan ertesi gün 11.30’da uyandım…  Neredeyse on sekiz saat uyudum ama hala çok yorgunum…

 

 

03 Temmuz 2012

Zombi gibi ortalıkta dolanarak fiziksel olarak kolay işler yaparak ayılmaya çalışıyorum… Natural Games’te ki uykusuz geceler ve ağır alkolün etkisinden kurtulmak için sağlıklı yaşam adına detoks yapma kararı alıyorum… Alkole ara vererek toparlanma sürecini hızlandırmak istiyorum ama öğle yemeğindeki şarap şişesi masada bana bakıyor… Şaraptan bir şey olmaz ya… Bir kadehten bir şey olmaz, burası Fransa…

Bir kadehte, detoks da yalan oluyor… 

 

 

04 Temmuz 2012

Gece geç yatınca öğleye doğru uyanıyorum. Kahvaltıyı öğle yemeği ile birleştirip şarap tedavisine devam ediyorum… Hazırlıklar son hız devam ediyor ama benim hızım çok umut verici değil… Hala çok yorgunum…

 

 

05 Temmuz 2012

Bütün ev ahalisi benimle ilgili sabah kaçta uyanacağım üzerine bahse giriyor ama ben öğle vakti uyanarak herkesin kaybetmesine neden oluyorum… Hazırlıklar son gaz devam ediyor ve stres giderek artıyor…

 

 

06 Temmuz 2012

İnsanlar yavaş yavaş gelmeye başladıklarından iş gücü paylaşımı yapıyoruz… Bugün ki en zor görevim mahzenden 300 şarap şişesini arabaya doldurup düğünün yapılacağı salona taşımak… Allah’ım bu araba ile direksiyonda Türk şoför olunca bu kadar yol nasıl gidilir? Düğünde kişi başına minimum iki şişe içecek var… Yarın kolay bir gün olmayacağı kesin…

 

 

07 Temmuz 2012

Düğün için bütün davetliler burada ve hazırlıklar son hızıyla devam ediyor… Her şey neredeyse hazır… İnsanların salon için ilk tepkisi güzel ve herkes yapılan hazırlıkları çok beğeniyor… Bu salon bu hale nasıl geldi ben bile inanamıyorum…

Düğün için hep birlikte evden ayrılıp yaklaşık bir kilometre boyunca kasabaya doğru yürüyoruz… Herkesin çok şık kıyafetlerle yaptığı bu yürüyüş sonrası nikâhın yapılacağı binaya varıyoruz.

İçerisi tıka basa dolu olunca ben ve Petzl Takım arkadaşım Marcos Costa binanın dışından tırmanarak nikâhı pencereden izliyoruz… Nikâh memuru biraz şok oldu ama bizim keyfimiz yerinde…

Nikâhtan sonra yürüyüşe kaldığımız yerden devam edip Fransa’nın dip kısımlarının güzel manzarası eşliğinde tarlaların arasından daha önceden düzenlediğimiz mini ormana varıyoruz ve yerel müzisyenlerle birlikte dans başlıyor…

Doğada ağaçların arasında mini aperatifler, içecekler, dans, müzik ve insanlarla hava kararana kadar burada hep beraber çok güzel vakit geçiriyoruz…

Hava kararmaya başlayınca akşam yemeği için salona geliyoruz ama öncesinde dışarıda çok güzel bir ambiyans olunca şişeler peşi sıra açılıyor… Şişelerin nerede olduğunu bildiğim için bunun en büyük sebebi benim aslında…

Sonunda gecenin ilerleyen saatlerinde masaya oturup yemeğe başlıyoruz ama başlangıçlar bir türlü bitmek bilmiyor... Közde saatlerce pişen kuzu eti sonunda servis ediliyor ve yılların eskitemediği kırmız şarapla gece giderek ateşleniyor…

Sonunda beklediğim an geliyor, pasta ve şampanya… Bu kadar içecekten sonra herkes dans için hazır ve çılgın Fransız kızlarının oluşturduğu sahne deli şovlara sebep oluyor… Sabah dörde kadar deliler gibi eğlendikten sonra ayakta kalabilenlerle geceye devam ediyoruz… Gecenin geç saatlerince aklıma bugün benim doğum günüm olduğu gelince kutlama yerini sert alkole bırakıyor ve mahzenden çıkan yılların kanyağı, viskisi ve adını bilmediğim bir sürü içki ile dağılana kadar devam ediyoruz… Gün doğumu ile kahveyi ateşleyip gecenin erken saatlerinde yıkılanları uyandırıyoruz… Koğuş kalk…

 

 

08 Temmuz 2012

O kadar büyük partiden sonra biraz uyku güzel olurdu ama herkes dönüş için hazırlıklara başladığından benimde organize olmam gerekli… Le puy en Velay şehrinden 30 kilometre uzaktayız ve trenle önce Lyon’a ardından Rennes’e doğru beni uzun bir yolculuk bekliyor… Yeniden Fransa’nın kuzeyine gitmek için yola düşmem gerekiyor…

 

 

09/10/11/12 Temmuz 2012

Günlerimi evde kendime gelip, toparlanmaya ve arkadaşlarımla tırmanış için organize olmaya çalışarak geçiriyorum… Rennes’de bouldering yapabileceğim birkaç tane tırmanış salonu var ama kimisi tadilatta, kimisi tatil yüzünden kapalı olduğundan tırmanış yalan oluyor…

Günübirlik Rennes’ çok uzak olmayan bir yere tırmanışa gidiyoruz ama sadece kolay rotalar var… Granit kaya yapısına sahip bu bölge küçük ama enteresan… Biraz tırmandıktan sonra yağmur başlıyor ve eve doğru yol alıyoruz…

 

13 Temmuz 2012

Rennes’den Caen’e doğru yol alıyorum. Daha da kuzeye giderek yeniden denizle buluşuyorum…

  

 

14/15 Temmuz 2012

Caen’de deniz ve tarihi yerleri gezdikten sonra tatile ara verip, tırmanış planları yaparak yeniden seyahat için hazırlanıyorum.

 

 

16 Temmuz 2012

Önümde uzun bir yolculuk var. Caen’den sabah erkenden ayrılarak Cenevre’ye doğru yolculuğu başlatıyorum.  On saat süren yolculuk sonrası Loic Gaidioz ile buluşarak ailesi ile yaşadığı evde beni bekleyen güzelim odama yerleşip, akşam yemeği, şarap ve uzun sohbet eşliğinde yolculuğun bütün yorgunluğunu unutuyorum. Burada olmak ne güzel…

 

 

17 Temmuz 2012

Annecy’e gidip gölde güneşin tadını çıkararak bol bol yüzüyoruz. Burada yaşayan insanlar genelde spor yapıyor. Şehir oldukça aktif ve herkes çok sportif olduğundan yaşam genelde hareketli… İnsanlar bisiklete biniyor, koşuyor, yüzüyor, tırmanıyor, mutlaka bir sporu hobi olarak yapıyor…

Göl sefasını bitirip tırmanış için bloctrotters’e doğru yol alıyoruz. Yeniden arkadaşlarımı göreceğim için heyecanlıyım ve uzun bir aradan sonra birlikte yenilenmiş rotalarda tırmanacağız. Geldiğimi duyan herkes burada ve hep birlikte tırmanıyoruz. Salonda güzel bir tırmanış gününden sonra akşam birası ve dostlarla sohbetten sonra yeniden eve dönmüş gibi hissediyorum ama evden çok uzakta olduğumu hatırlayınca biraz hüzünleniyorum… Burada dostlarla birlikte olmak ve tırmanmak ve yeniden tırmanış planları yapmak neşemi yerine getiriyor…

  

 

18 Temmuz 2012

Sabah 07.00’da kalkıp Loic’in büyükbabasına yardım etmek için yol alıyoruz. Hedefimiz kışın sobada yakmak için kullanılacak tonlarca odunu hangara taşımak… Türkün gücünü Avrupa mekaniği ile birleştirince çabucak işimizi bitirip 10.30’da pastis ile kutlamaya geçiyoruz. Pastis bizim rakının Fransa versiyonu olduğundan genelde yaşlı insanlar tarafından içilen yüksek alkole sahip tehlikeli bir içki. Kahvaltı yapmadan güneşin altında saatlerce çalıştıktan sonra üç kadeh pastis ve altı kadeh şaraptan sonra arabayı uçak gibi kullanarak Loic’in ilk kez tırmanış yaptığı kayalıklara doğru gidiyoruz. Yıllar önce çocukken başladığı tırmanış kayalıklarında ki ilk projelerini ve ilk çıkışlarını yaptığı rotalara bakarken yaşadığımız özel anın enerjisi bizi başka boyutlara taşıyor…

Toparlanıp eve dönüyoruz ve ben yatağa yığılarak derin bir uyku ile bir saat dünya ile bağlantımı koparıyorum… Uyandığımda büyük baba bize yemeğe geliyor ve menüde Türk yemeği var ama masadan pastis eksik olmuyor… Geceyi sürünerek yatağa ulaşarak sonlandırıyorum… Hayat burada çok konforlu ama bir o kadar da zor…

 

 

19 Temmuz 2012

 

Sabah evde vakit geçirdikten sonra öğleye doğru Loic’in rotalarının olduğu bouldering bölgesine doğru yol alıyoruz. Chamonix manzaralı ormanın içinde olan granit kaya yapısına sahip Les Graniteurs bölgesi güzel bir ambiyansa sahip. Loic’in rehberliğinde önce Big Seuch sektörde kolay rotalarda ısınıyoruz. Cofiture bone maman 6A, ? 6C flash tırmanıyorum. Salade Possive 6B+ ikinci denemede bitirip, sonrasında Transpalette blokta bulunan 8A ve Les ralons bien montes 7A+rotasını deniyoruz ama havanın sıcaklığı yüzünden başarı sağlayamıyoruz. Hedefi değiştirip diğer klasik olan La puerta del sof 7B rotasını hızlıca tamamlayıp zor rotalara doğru ışınlanıyoruz. Loic projesi olan 8B+ olan rotayla selamlaşıp, patates çuvalı gibi bam güm düşerek crasp pad’ın tozunu alıyorum. Loic hamleleri anlatıyor ama kafam bilgiyi bir türlü almıyor… Hadi crash padleri topla kolay rotalara gidelim. Bu kadar sert düşüş bana yeter. Grue sektöre geçip Granitör 7C rotasına denemeler yapıyorum ama yerden tozlar kaldırmaya devam ediyorum… ? 7A rotasını ve Granira 6B+ rotasını flash tırmanarak günü tamamlıyoruz. 

 

 

 

20 Temmuz 2012

Sabah Loic’in babası için odun kesme ve taşıma işinde yardım ederek güne erkenden başlıyoruz. İşleri çabucak bitirip pastis ile kahvaltıyı yaparak öğle yemeğine geçiyoruz. Şarap üstüne şarap ve kaderim yatakta son buluyor… Eski topraklarla yarışmak gerçekten çok zor…

 

 

21 Temmuz 2012

Evde ufak antrenman sonrası internette yapılması gereken işlerden sonra gece hayatına doğru yol alıyoruz…

 

 

22 Temmuz 2012

Sabah Nico ile buluşup Le Cruz adlı tırmanış bölgesine doğru gidiyoruz ama buluşma yeri Loic’in ailesinin evi olunca babaya yakalanarak pastis ikramını zorla da olsa geri çeviriyoruz. Baba elimize tırmanış öncesi iyi gelir diyerek bira tutuşturuyor, karnım çok aç önce bir sandviç yesek olmaz mı?

Rahatlamış bir şekilde tırmanışa gidiyoruz.

Ayılmak için Grand Mur sektörde Onchle Phil 6b, ısınmak için Vous Etesici 7b rotasını tırmanmaya çalışıyorum ama on-sight yalan oldu… Rotayı çok beğendiğimden ikinci denemeyi yapıp bitiriyorum. Alkolün bir kısmı attım sanırım… La Fussée a Clous 7c adlı rotaya flash deneme yapıyorum ama başarıdan çok uzaktayım, dizlerim titriyor… İkinci denemede güzel bir tırmanışla rotayı bitirerek bütün alkolü vücuttan atıyorum… Yeni ve rehberde bilgisi olmayan 7a rotayı iki kez düşerek tırmanmaya çalışarak Nico’yu gülmekten yerlere yatırıyorum… Yanıldığımı anlayıp eve dönüyoruz…

Loic’in babası evde beni karşılıyor;

-Mümin, hoş geldin. Bende seni bekliyordum, tam Pastis zamanı…

Allah’ım hayat burada hiç de kolay değil…

 

23 Temmuz 2012

Bugünü dinlenerek geçirmeyi planlıyor ve göle güneşlenme ve yüzmeye gidiyoruz. Loic teklifte bulunuyor ve motorla gidelim diyor.

Allahhhh…

Loic’in Yamaha R6 beyaz kırmızı çok güzel bir motoru var. Arkada yolcu olarak motorla dağ yollarından virajlarda bir sağa bir sola ibreyi üç rakamın altına hiç düşürmeden hayatımın en güzel motor yolculuklarından birini yapıyoruz… Yollar o kadar güzel ki motor akıyor… Moto Gp kıvamında dizler sürekli yeri yalayarak virajdan viraja ani geçişler yapıyoruz… Loic motoru benim tarzımda sürdüğü için güvenli sürüşü atletik tarzla birleştirince motorun hâkimiyeti ve refleksi inanılmaz bir bütünlük oluşturuyor… Dönüş yolunda ise ibreyi 300 km/h dayamak istiyoruz ama çok yaklaştığımız bir zamanda radarla göz göze gelerek ani fren ve acı lastik kokusu ile anında yavaşlıyoruz… Radar cezası nasıl pahalı biliyor musun?

 

24 Temmuz 2012

Petzl Reverso 4 katalog çekimi için Loic ile birlikte ??? adlı tırmanış bölgesine gidiyoruz. Burası aynı zamanda insanların yürüyüş yaptığı Chamonix masifini bütünüyle görebileceğiniz güzel bir vadi. Ben Arjantinli arkadaşım Virginia ile ??? adlı rotayı tırmanıyorum. Rota ???? ip boylarına sahip ??? metre yüksekliğe sahip.

Yaklaşık kırk dakika yürüyerek rotanın altına ulaşıyoruz, gözüm yükseklerde bolt arıyor ama Loic’in kafamı aşağıya eğmesi ile ilk botlu yere yakın ve rotanın adını kayanın üzerinde görerek Aladağlar’da değil Fransa’da olduğumu hatırlıyorum. Burada her şey insanların konforlu bir şekilde tırmanması için yapılmış… Ulaşım, rotanın güvenli bir şekilde boltlanması, güvenli bir iniş hattı oluşturması ve güzel bir tırmanış günü geçirebilmeniz adına her şey düşünülmüş. Bizde kolay bir tırmanış günü yaşamak ve fotoğraf çekimini sorunsuzca bitirebilmek adına bu rotaları tercih ediyoruz. Güzel ve keyifli bir tırmanış günü yaşadıktan sonra Fransa’daki ilk çok ip boylu rotamı tırmanış olarak bloc trotters tırmanış salonuna gidiyoruz. Bugün mangal ve parti var. Ben burada olduğum için mangalda şefim ve kebap kokusu ile Fransa’yı dumana boğuyoruz… Sabaha kadar süren parti ve dans inanılmaz güzellikte devam ediyor ama dizlerim dağdan aşağıya koşarak indiğimizden daha fazla beni taşıyamadığından bir kez daha yatağa (bu kez tırmanış salonunun minderlerine) yıkılıyorum.

 

 

25 Temmuz 2012

Şehirde yapacak o kadar çok işimiz var ki sabah erkenden uyanıyoruz… Biraz daha uyusam ne güzel olur ama toparlanma, hazırlık ve planlama derken vakit giderek daralıyor ve geceyi beni uğurlama partisi ile birleştirince yine her şeyi son dakika planlaması ile ucu ucuna yetiştiriyoruz…

 

 

26 Temmuz 2012

 

Sabah partiyi bitirip 06.30’da Annecy’den arkadaşlarım; Nico, Cyrill ve Virginia ile Tout a Bloc yarışması ve Antony Lamiche’nin meşhur bouldering bölgesi Aile Froide’da tırmanmak için yola düşüyoruz ama ben arabaya biner binmez uykuya dalıyorum… Mola yerinde zorla da olsa gözlerimi açmaya çalışarak dağ manzarasını kahve keyfi ile birleştirip güzel bir güne başlıyorum. Briançon Fransa’nın Chamonix’den sonra ikinci büyük ve popüler dağ silsilesinin olduğu şehir.  Tout a Bloc L’Argentiére adlı kasabada yapılan Fransa’da önemli bir yere sahip şampiyona. Şampiyona Fransa takımı seçmeleri, minikler, gençler, normal ve veteran kategori olarak ulusal ve uluslar arası olarak gruplandırılıyor. İlk gün eleme ikinci gün ise final var. Bu kez çok iddialıyım ve yarışmaya katılmayarak Aile Froide adlı tırmanış bölgesine bouldering yapmaya gidiyoruz. Bu tırmanış bölgesi dağlık alanda büyük vadinin içerisindeki tonlarca granit blokta yapılan enfes bir ortama sahip.

Köy çok meşhur bir yer olduğu için devasa bir kampinge sahip. Bölge via ferratta, çok ip boylu tırmanış, bouldering, yürüyüş, dağcılık ve sadece kamp yapmak için birçok insanı ağırlayan aktif bir yer. Antony Lamiche ile buluşup üç crash pad ve çadır alarak bizde kampa yerleşiyoruz. Bir şey atıştırdıktan sonra kayalara doğru atak!

Tony bisikletle kaza yaparak ayağını sakatladığından bize katılamıyor, bizi güzel problemlere yönlendirmek için sektör ve rota önerisinde bulunuyor. Crash pad elimizde rotaların altına doğru gidiyoruz. Söylediğim gibi bu adamlarla hayat çok zor ama tırmanış çok kolay… Kimin bölgesine giderseniz bir telefon ve ihtiyacınız olan her şeye anında sahipsiniz… Çok yardımsever ve alçak gönüllüler… Size her zaman ayıracak vakitleri var…

Maşrummm ??? sektörde hızlıca ısınıp birkaç rota tırmanıyoruz. Ardından ???? sektöre geçip ??? ve 7A+ rotalarını hızlıca tırmanıp kampa geçiyoruz. Yolda Petzl Takımı’ndan arkadaşlarım Enzo Oddo ve Marcos Costa ile karşılaşıp sohbet ederek hasret gideriyoruz…

 

27 Temmuz 2012

Sabah suprizedechefff??? Adlı sektöre giderek tırmanışı başlatıyoruz… Blabla????? Rotalarını hızlıca tırmanıp blabla??? Adlı 7B+ rotayı deniyorum ama sonundan düşerek yalan oluyorum… Enzo’nun oturarak versiyonunu 7C+ısınmak için tırmanınca yağmur başlıyor ve öğle yemeği molasını kayaların altında geçirerek yağmurun durmasını bekliyoruz. Kayalar granit olduğundan hızlıca kuruyor ve tırmanışa kaldığımız yerden devam ediyoruz. Enzo’nun rehberliğinde harika kaya bloklarında inanılmaz rotalar tırmanarak sektörden sektöre ve rotadan rotaya koşuyoruz. Son olarak araba ile yolun sonuna kadar gidip harika bir sektöre ulaşıp inanılmaz güzellikte manzara ile çok klas rotalarda tırmanarak Enzo ile birblabal??? adlı 7C rotayı deneyerek ellerimiz boş ama yüzümüzde büyük gülümse ile kampinge doğru yol alıyoruz. Mangal keyfi yağmur ile kısa sürüyor ama keyfimiz yerinde…

 

28 Temmuz 2012

Bütün gece yağan yağmur sabah da devam edince soluğu yarışma alanında alıyorum ve Petzl çadırında arkadaşlarımla buluşup yarışmayı izliyoruz. Hava burada günlük güneşlik, yukarısı dağlık coğrafya olduğundan hava çok değişken… Burada minikler ve veteran kategori finalini izledikten sonra akşam gerçek şov başlıyor ve hardcore bayanlar ve baylar sahnede yerini alıyor… Güzel bir şov ve parti sonrası sabaha karşı uyuyarak güzel bir geceyi daha bitiriyorum…

 

29 Temmuz 2012

 

Yarışmaya ertesi gün Aile Froide kayalarındaki bouldering problemlerinde, insanları buraya çekebilmek ve dışarıda güzel bir piknik havası yaratabilmek adına bir gün daha sürdürerek şenlik havasında devam ediyor. Ana sponsor Beal ve Petzl olunca hediye olarak verilen malzemeler havada uçuşuyor… Bu kadar malzemenin öylesine dağıtıldığını görmek beni çok şaşırtıyor… Yarışmayı düzenleyenler arkadaşlarım olduğundan mangalda şef olarak kebap pişirme işi benim görevim oluyor. Sabah erkenden başlayan alış veriş, mangal ateş, duman derken bir anda şenlik başlıyor ve yüzlerce insan kuyruğa giriyor… Listede ünlü tırmanıcılar başı çekiyor ve dürümler havada uçuyor… Gel kebaba gel…

Şenliği bitirip öğleden sonra oto stop ve parmak tılsımı ile rahatlıkla Gap’a ulaşıyorum. Gap’tan Ceüse gelmek pek kolay olmuyor ve hava kararmaya başlıyor. Arkadaşlarımı arıyorum ama telefon kamp yerinde doğru düzgün çalışmadığından kimseye ulaşamıyorum… Tabana kuvvet diyerek yolun bir kısmını yürüyerek bir kısmını araba ile alarak park alanına ulaşıyorum… Yeniden Ceüse ’dayım…



English version
Sponsorlar